-
'Soykırım' Hassasiyeti
Cumhuriyet 27.04.2010 SAĞNAK
NİLGÜN CERRAHOĞLU
Soykırım Hassasiyeti!
Erdoğan, Obama hassasiyetlerimizi anladı diyor
Dışişleri tepkili
Garip değil mi?
Washingtonın hassasiyet algısı konusunda, Ankarada demek farklı hassasiyetler var
RTE, Obama hassasiyetlerimizi anladı! derken, AKP hükümetini kontrpiyede bırakacak soykırım sözcüğünün devreye sokulmamış olmasına atıf yapıyor
Başbakanın öncelikli kaygısının, -AKP iktidarını birinci dereceden ilgilendiren- kısa dönemli ve siyasi nitelikli bir kaygı olduğunu anlıyoruz...
Dışişleri Bakanlığının tepkili beyanında ise Başbakanın siyasi iktidar hesapları ötesinde, insanlık suçu damgası yemek tehdidiyle karşı karşıya bulunan bir ülkenin, uzun dönemli geleceği ve kaderini ilgilendiren bir endişe görüyoruz
Başbakanın hassasiyet kriteri, kısa
Dışişleri Bakanlığının kriterleri, uzun dönemli başka deyişle.
Dışişleri, orta/uzun vadeli bakış açısıyla; ABD Başkanının tersine hassasiyetlerimizi hiç kale almadığı kanısında.
Aksi halde, Obamanın açıklamasını esefle karşılıyoruz! der mi?
Büyükelçi Namık Tan, üstüne basa basa, Obamanın kelime seçimine kimileri sevinmektedir. Bizim böyle bir duygumuz yoktur demek gereğini hisseder mi?
Temmeniler çağrıya dönüşürken
Dışişleri Bakanlığı eminim, Obamanın geçen yıl aynı vesileyle yaptığı deklarasyonla bu yılki deklarasyonu yan yana koyup incelemiştir.
Bu yılki metne sinen havanın, geçen yılki metne nazaran -göreceli bağlamda- daha buyurgan olduğunu sezmiş ve Ankaraya konan beklenti çıtasının milim milim yükseltildiğini fark etmiştir
Mesele yalnız soykırım sözcüğü yerine, aynı kavramın Ermenice referansı olan meds yeghern tanımının kullanılıp kullanılmamasıyla sınırlı değil
Obamanın geçen yılki açıklamasında bir saygı duruşu günü olarak zikredilen 24 Nisan için bu yıl, Gün bu korkunç olayları düşünme ve bunlardan ders çıkarma günüdür deniyor.
Nasıl bir ders çıkarma?
Hürriyetin tercümesiyle Türkçede gerçeklerin anlaşıldığını(!) görmek ifadesiyle karşılığını bulan bu ders, Beyaz Saray metninde -kabul etmek/tanımak/ yüzleşmek anlamına gelen- acknowledgment of the facts şeklinde geçiyor.
It is in all of our interest to see the achievement a full, frank and just acknowledgement of the facts/ Gerçeklerle tam, açık ve adil bir şekilde yüzleşildiğini görmek hepimizin çıkarınadır
diyor yani Obama.
Demeye getirmiyor
açıkça bunu söylüyor.
Geçen yıl da gerçi ABD Başkanı sözcüklerin yerini değiştirerek aynı ifadeye -acknowledgment- başvurmuştu
(Gerçeklerin, adil şekilde, tamamen ve dürüstçe acknowledgement/kabul edilmesine ilişkin gösterdiğim ilgi değişmemiştir!) Ama diplomatlar, kullanılan bir virgülün dahi yer değiştirmesinin ne anlam ifade ettiğini çok iyi bilirler
Görebildiğim kadar... geçen sene temenniler ve tespitler makamından, Türk-Ermeni halklarının yapıcı tavrı ve normalleşme çabalarına yapılan atıfların yerini, bu yıl daha yalın şekle dönüşen gerçekler=meds yeghern=.. yani o malum s sözcüğü ile yüzleşin/acknowledgement çağrısı almış
Geçen yıla dek, Başkanın ilgi alanı içinde olduğu söylenen yüzleşme/acknowledgement meselesi, bu yılki metinde anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az! makamından bir çağrıya dönmüş.
Bir yıldan diğerine, iki metin arasındaki sözcükler dansını ben böyle okuyor ve Dışişlerinin esef duyan açıklamalarını da buna yoruyorum.
II. aşama: Tazminatlarla yüzleşmek... hepimizin çıkarına!
Ankara üzerinde baskının her geçen gün, kaygı verici boyutlarda arttığına ilişkin izlenimim yanlız Obamanın metninin alt/üst yazılarına dayanmıyor...
Papadan
Putine, Ermenistana resmi ziyarette bulunan tüm resmi delegasyonların şaşmaz durağı olan Erivandaki Soykırım Müzesi yöneticilerinden Süren Manukyan, son 24 Nisan açıklamasında örneğin, Ermeni soykırımının tanınması sürecinde ikinci aşamaya varıldığını! beyan ediyor:
Şimdiye dek geçirdiğimiz aşama diyor Manukyan, Ermeni soykırımını dünyaya duyurmak, dünya kamuoyunda bunun tartışma götürmez bir gerçek olarak tescil edilmesini sağlamaktı. Dünya 1915 soykırımını artık (tartışılmaz gerçek kontenjanından) tanıyor. Şimdi ikinci aşamaya
yani soykırımın tanınmasının beraberinde getirdiği sonuçlar ve işin tazminat faslına geldik
Ermeniler, daha biz ilk fasla gelemeden
o faslı kapatmışlar.
O fasıl neymiş?
Obama metninde açıkça yerini bulan Ermeni soykırımı=gerçeği tanıyın/acknowledgement faslıymış
Şimdi sıra nereye gelmiş?
Tazminata
Onu da artık Tazminatlarla tam, açık ve adil bir şekilde yüzleşildiğini görmek hepimizin çıkarınadır
ifadesiyle
1915in 100. yılı vesilesiyle yazılan bir ABD Başkanı metninde görürüz.
Beş yıl kaldı.
Posting Permissions
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
Forum Rules